AMACIN DIŞINA ÇIKANLAR

Bazı insanlar tanıyorum. İnsanları kırmayı görev edinmiş. İnsanlara önyargı amacıyla bakmayı adet haline getirmiş. Her şey onun için kötü bakmaktan ve görmekten ibaret. Etrafındaki güzellikleri görmeyen, görmek istemeyen sayısız insan. Tek amaçları mahvetmek. Güzel bir sözü, güzel bir anı, güzel bir gülümsemeyi mahvetmek… Acınacak halleriyle övünenler sürüsü… Çok kötü bir dönemdeyiz ve çok zor aynı zamanda. Kime nasıl yaklaşacağımızı ve nasıl davranacağımızı bilemez olduk. Şimdi size insanların nasıl kırıldığını ve nasıl içerlediğini şahit olduğum bir olayla anlatmaya çalışacağım.

Her lafı batan ver hareketiyle dalga geçilen bir genç delikanlı. Ne yapacağını ve nasıl konuşacağını şaşırmış. Çünkü, yanlış anlıyorlar ve aynı zamanda yanlış tanıtıyorlar. Bunları bana anlatırken gerçekten onları yaşadım ve onunla beraber çaresiz kaldım. Lütfen insanların hayatlarına burnunuzu sokmayın. Onların bir sözü nasıl uyarladıklarına ve ne kadar düşünüp üzüleceklerini hesaba katarak konuşun.

S. 24 yaşında gayet kültürlü ve yeniliğe açık bir genç. Her yaptığı olay. Bir fotoğraf atıyor ve altına yazdığı yazıyla dalga geçiliyor. Yazdığı şey ise aşırı normal, özlü bir söz. Bunu onu gördüklerinde de söyleyip gülüyorlar. Sonra o fotoğrafı da yazıyı da kaldırıyor. Bir müzik dinliyor ve paylaşıyor. ” Keko sen hala bu müzikleri mi dinliyorsun ya, mümkünse sen şarkı dinleme, en iyisi öl sen bunu dinleyeceğine…” gibi gereksiz, seviyesiz ve her şeyde söz hakkı olan insancıklar tarafından buna bile karışılıyor. Sonra, kitaptan bir alıntı paylaşılıyor. ” Sen bunu mu okuyorsun, aa ergenlikte okuduğum kitap bu hala yayımlanıyor mu ya…” diye onlarca kitaba ve o insana saygısızlık.

Arkadaşlar sizin derdiniz ne?! S. diyor ki : ” ne fotoğraf atıp yazı yazıyorum, ne müzik dinliyorum, ne kitap okuyorum…” Sinemada gittiği film, hoşlandığı insan, giyimi, yemesi! Her yaptığı sorun. Ne yahu bu? Oyuncak mı? Oyun mu oynuyorsunuz? Ne kadar fazla laf söyleyen mi kazanıyor sonunda? Oyunsa; çok saçma, oyunluktan çıkmış bir oyun bu! Size ne yahu size ne! S. diyor ki : ” Bir fotoğrafın altına yazdığım cümlede, cümle yerine, kelime yazmışım. Bir şey bilmiyormuşum. O cümlenin güzelliği değil , kelime yazdığım görünmüş insanlara.” Valla gerçek bunlar. Keşke olmasa ama bunlarla beraber yaşıyoruz. Hani şimdi kalabalık sonra tahammülsüzlükten yalnız kalacak olanlarla.