Kadın- erkek eşitliği konusunda milyonlarca görüş, bildiri, yazı. Kadın-erkek eşittir. Peki ya kadınların kendi arasındaki eşitliği? Erkeklerin hakları kadında da eşittir. Off! Sıkıldın değil mi bunları duymaktan? Ama aslında kadın da kendi arasında ayrıştırılıyor. Herkes gibi kadın da kendi arasında kadın eşitliği denen şeyi idrak etmeli ve uygulamalıdır. Yaşadığım bu olayı okuyun ve o kadını sizde kınayın, bunu istiyorum. Kalmasın böyleleri artık…
Dün gittiğim bir restorana başörtülü bir kadın geldi. Restoran sahibi; sizi alamam, burası size göre bir yer değil diyerek kadını içeri almadı. Bir nevi kovdu. Arka masamdaki kadın da utanmıyor bu halde buraya gelmeye diye ağzının içinde geveledi durdu. Döndüm ve dedim ki: Belki de utanılacak olan sensin. Dışarıdan insanlar sana öyle diyorlar, bunu bilebilir misin ? Hiçbir şey demeden bana da dilinin dişinin arasında söylendi durdu. Anlam veremedim, veremiyorum da.
Neden sürekli insanları ötekileştiriyoruz? Başörtülü, başörtüsüz. Müslüman, Hristiyan. Kürt, Türk… İnsanları ötekileştireceksek bunu sadece bir şey üzerinden yapabiliriz o da : Vicdanlı ve vicdansız. Böyle olmalı yani. Herkesi insan olduğu için benimseyip sevemeyenlerin altındaki en büyük sorun: Kendini sevmemek. Sorun şu ki eğer siz kendinizi sevip, saygı duymuyorsanız emin olun hiçbir canlı ve cansız bir şeyi sevemezsiniz. Kendinizi sevmeyi öğrenin. Kendinize yapacağınız en büyük iyilik budur. İnsan ayrıştırarak, kaçarak, saklanarak veya yukarıdan bakarak insan olamazsınız. İsteyen istediğini yapmakta özgür. Her ne kadar bu insanların içinde olmasa da özgür bir ülke burası! İsteyen başını kapatır, isteyen kapatmaz. Dilediğin gibi yaşamakta özgürsün.