Çağımızda bitmek bilmeyen sorunlar var ve bunlar gerçekten birer sorun. Hatta bazıları büyük sorunlar. İnsan doğasında sorunların olması bir gerçek ama bazı sorunlar var ki… Sorun gittikçe çıkmaza sürükleniyor, sürüklüyor ve sonunda sorun olmaktan çıkıp üstümüze yapışan illete dönüşüyor. Her sorun halledilir elbette ama aşağıda belirttiğim şeyler ufak tefek sorunlar değil, maalesef. Biz bunların üstüne gidelim; eğer bu sorunlar bizde varsa üzerimizden bir an önce atalım. Bahsetmeye çalıştığım sorunlar ise şöyle:
- AŞIRI EGO : Önceleri anlamakta güçlük çekiyordum. Neden bu kadar büyük bir egoya sahip acaba bu insan diye. Yanına yaklaşılmıyordu, burnu aşırı havalardaydı, hiçbir şeyi beğenmiyordu, her şey ona göre kusurlu tek kendi kusursuzdu.. Ama şimdi bakıyorum da zamanın acılarına kapılmış biri olarak görüyorum artık onları. Ya zamanında aşırı aşağılanıyorlar ve bu onlarda çok büyük bir travma oluşturuyor. Ya istenmiyorlar akılları hep orada kalıyor. Ya kullanılıyorlar herkes öyle olacak sanıyor… Ne bileyim işte kısaca yaralanıyorlar bir yerden. Onlara kızmıyorum. Ama çok sevilen birinde de görüyoruz diyeceksiniz. Evet, bazıları da doğuştan egolu herhalde. Aslında herkes, herkes gibi. Bunu bir anlasak. Herkes insan. Hepimiz eşitiz. Biri senden düşük bir seviyede olamaz bunu anlamamız lazım. Parası az diye, arabası yok diye, kendine göre senden daha bakımsız diye onu aşağılamaya ve yükseklerden bakmaya kimsenin hakkı yok. Olamaz! Bunu törpüleyin yok kendiniz de yapamıyorsanız lütfen bu üstünüze yapışan çirkin vaziyetten kurtulmak için yardım alın. Çünkü yardıma ihtiyacınız var..
- VİCDAN EKSİKLİĞİ : Vicdanı olmayana insan denir mi hiç? Vicdan kime has bir özellik? İnsana. Bunu kendinde bulundurmayan birine ne denir ki? Ben bulamıyorum. Hayvana, ağaca, çocuğa… kısaca her şeye vicdan duymak zorunda değil miyiz? Merhamette diyebiliriz buna tabii. Kötü mü denir bilemiyorum böylelerine. Şiddet, hakaret, taciz… Hepsini yapıyorlar masum olanlara. Neden oluyor bu neden? Ne yaşıyorlar ki bu kadar kötü olmak için bilen var mı? Böylelerini yalnız bırakacaksın. Hoş gerçi insan sevmiyor ki insansızlığın kıymetini anlasın. Ama olmayacak kimse etraflarında. Yapayalnız kalmayı hak eden tek varlık bunlar belki de. Bilemiyorum siz deyin; düzelir mi ki vicdanı olmayan biri? Nasıl ıslah olabilir ki bunu hiç öğrenememiş kimse?
- EMPATİ YOKSUNLUĞU : En büyük sorunlardan biri de bu. Kendimizi onun yerine koymamak, koyamamak. Rahatça seks muhabbeti açabiliriz mesela bir kadına. Ama kendi annesine veya kardeşine yapılamaz. Namus meselesi haline gelir bu. Neden? Çünkü; onların ailesine kimse bunu yapamaz. Ama karşısındakinin de bir ailenin ferdine ait olduğunu unutur. Rahat rahat küçümseyebiliriz mesela birini. Onun şekilden şekile giren yüzü hiç önemli değildir. Üzülmesi, düşünmesi, canını sıkmak hiç önemli değil. Ama kendine yapsa biri aynısını. Belki kavga eder. Yapamaz ya olur mu? Kim ki insanlar onu küçümseyecek? Peki sen kimsin? Neden kendinde kabul edemediğin şeyleri başkasına yaparsın ki? Nasıl bir duygu durumu bu? Ne yaşadın bu kadar? Herkesin kendin gibi biri olduğunu unutma ve bunu yenemiyorsan da lütfen kimseyle pek muhatap olma. En iyisi bu.
- CAHİLLİK : Gerçekten hep mi böyleydik yoksa her okuduğumuzu kendi sözlerimizmiş gibi söylüyoruz da cahil konumuna düşüyoruz ayrımını yapmak zor. Çoğumuzun kendine ait bir fikri yok. Neden? Kitap okumayı sevmezler, gazete, dergi, sinema, tiyatro… Araştırmayı sevmezler, elleri gitmez tuşlara basmaya. Öğrenmeyi sevmezler çünkü. Bu yüzden biri ne derse ona inanıp sonuna kadar savunurlar. Yahu belki o yanlış. Nereden bileyim ben?! Herkese güvenmem ben. Açarım kendim okur, öğrenirim. Sende yapsana. Hem eğlenceli hem de daha kalıcı. Biraz okumaya teşviği arttıracak şeyler yapılmalı. Okullarda, kafelerde ne bileyim daha birçok alan var. Yoksa ülkenin sonu içler acısı. Birileri seni beğenmiyor da acaba neden beğenmiyor düşündünüz mü? Yok bazıları bunu da düşünmez anca saydırır…